ULUSAL YAPAY ZEKA STRATEJİSİ

ULUSAL YAPAY ZEKA STRATEJİSİ

21’inci yüzyılın ilk çeyreği; dijital veri ve algoritmalar ile dönüşen toplumsal, ekonomik ve siyasi yapıların analog döneme ait kavramlar ile olan uyumsuzluklarının gün yüzüne çıktığı bir dönem olmaktadır. Hızla gelişen yapay zekâ destekli sistemlerin üretim süreçleri, meslekler, gündelik yaşam ve kurumsal yapılar üzerindeki köklü dönüştürücü etkisi insanoğlunu yeni bir çağın eşiğine getirmiştir. Uygulama alanı giderek artan yapay zekâ teknolojilerinin, küresel ekonomik yapı üzerinde İnternet devriminden daha büyük bir etki yaratması beklenmektedir.

Sibernetik alanının kurucusu kabul edilen Şırnaklı El-Cezeri asırlar önce geliştirdiği hidrolik makinelerle, yaşadığı dönem için “imkânsızları” başarmıştır. Ülkemizde yapay zekâya dair ilk çağdaş adımı atan Selanikli Ordinaryüs Profesör Cahit Arf’in 1959 yılındaki “Makineler Düşünebilir mi ve Nasıl Düşünebilir?” konulu sunumunda vurguladığı üzere: “bilgiye olan iştiyakımızın kendine bir yol bulması, aklıselime güvencin yayılmasına bağlıdır.” Geçmişten günümüze benzer hasletlerle hem Türkiye’de hem de yurt dışında çalışan birçok Türk vatandaşı, yapay zekâ alanındaki gelişmelerin daha da ileriye taşınmasına katkı vermektedir. Biz de bu güvençle, ülkemiz adına yapay zekâ alanında yeni bir atılım yapmanın zamanının geldiğine inanıyoruz.

Tüm ülkelerin yapay zekânın potansiyel kazanımlarına yönelik ciddi adımlar attığı bir dönemdeyiz. Ancak, sosyoekonomik gelişme açısından birçok fırsat barındıran yapay zekâ teknolojileri, kimi belirsizlikleri ve riskleri de gündeme getirmektedir. Farkında olmadan; doğayla mücadele eden insandan, algoritmalar arasında sıkışmış bireylere dönüşmekteyiz. Bununla birlikte; kodlanmış tercihlerimiz, yargılarımız ve söylemlerimizle eğitilmiş yapay zekâ sistemleri insanoğlunun kendisini sorgulamasına da vesile olmaktadır. Bu durum aslında ülkemiz için bir fırsattır. Yapay zekâ alanındaki kalkınma paradigmamızı, ekonomik refah ve kamu düzeni üzerinden şekillendirmenin ötesinde adımlar atacağız.

Yapay zekâ alanı bir tercih meselesi olmayıp, “Dijital Türkiye” vizyonu ve “Milli Teknoloji Hamlesi” doğrultusunda kalkınma hedeflerimizin en büyük taşıyıcılarından biridir. Yapay zekâ sistemlerinin ortak değerlerimize uygun olarak geliştirilmesini ve işletilmesini de kapsayan bir anlayışla tasarlanması suretiyle, köklü medeniyet tecrübemizle harmanlanmış yeni bir teknoekonomik atılım yaparak topyekûn insanlığa değer katma imkânımız var.

Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi, hâlihazırda küresel ölçekte yaşanmakta olan ve yapay zekâ teknolojilerinin beslediği bu dönüşüme insanlık adına katkı verebilmek ve ülkemizin bu süreçten mümkün olduğunca faydalanmasını sağlamak amacıyla ilgili tüm paydaşların katkılarının da alındığı kapsamlı bir çalışmadır.

Stratejinin hazırlanmasında, başta Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olmak üzere, emeği geçen tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, sivil toplum kuruluşlarına, akademisyenlere ve özel sektör temsilcilerine teşekkür ediyorum. Önümüzdeki beş yıl boyunca ilgili tüm kesimlerin katkısıyla uygulayacağımız Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi’nin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

http://cbddo.gov.tr/

https://cbddo.gov.tr/SharedFolderServer/Genel/File/TR-UlusalYZStratejisi2021-2025.pdf

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2021/08/20210820-22.pdf